2012-2 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2012-2 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

KÖMÜR – ELMAS – PIRLANTA

Bunların tümü karbondan oluşurlar , canlılarda ki yapının da yaklaşık %18 i karbondan oluşmuştur , geri kalan kısmı ise su dur. Kömür ; başlıca karbon , hidrojen ve oksijen bileşiminden , yeterli organik maddenin ortamına gelmesi ve uygun bir iklim sağlanması yanı sıra , deltalar , göller , nehirler veya lagünler gibi su ortamında oluşan bir ortamdır . Buradaki karbon bir dönüşümle kömürleri oluşturur . Kömürler , karbon miktarı %60 ise turba , %70 ise linyit , %80-90 ise taşkömürü , %94+ ise antrasit adını alırlar. Bu karbonların bir kısmı yıllar itibariyle yeniden dönüşmüş ve her karbon atomu kendisini çevreleyen dört karbon atomuyla düzgün dörtyüzlü meydana gelecek şekilde bağlanmış ve elmas haline gelmiştir . Elmasın optik özellikleri ona güzellik ve kıymetli ziynet eşyası özelliği verir . Elmasların ışık kırma özellikleri , yani içeri kabul ettiği ışın dışarı yansıttığı ışından çok daha fazladır , ayrıca ışını disperse etmek yani beyaz ışını renklere ayırma özelliği yüksektir . Elmasın 57 fasetli özel kesilmiş hali ise elmasların çok daha üstünde olan pırlantalardır . Faset ışığı yansıtan açılı yüzeylere verilen isimdir . Pırlantanın önemli özelliği her şeyi kesebilmesi ve fazla kırılgan olmamasıdır .


Briç öğrenmek aynen yukarıda anlatmaya çalıştığım karbonların dönüşümü gibidir . Briç eğitimi alanların önce kömürleşmeye dönüşümü yaşanır . Tüm briççiler bu dönüşümü uygun bir şekilde sağlamışlardır ancak briç becerinizin yükselmesi isteniyorsa asıl dönüşüm elmasa dönüşmekle olacaktır . Yani belli düzenin oluşması çok önemlidir . Elmas olabilenlerin de pırlantaya dönüşebilmeleri için belli noktaların kesilmesi gereklidir. Pırlanta olabilenler gerek briçte gerekse briç dışındaki tüm alanlarda , aile düzenlerinde , arkadaşlıklarda , konuşma – dinleme düzenlerinde yani ışığı yaşamda yansıtabilme alanında çok üst düzey olabilmişlerdir . Umarım briççiler önce elmas’laşmayı sağlarlar , sonra da pırlanta olma yönünde nasıl çaba sarfetme gerektiğini bulurlar .

2012 yılının son yazısı olduğu için tüm briççilere mutlu olacakları yeni bir yıl dilerim .
23.Aralık.2012

BRİÇTE DAVRANIŞ ve NEZAKET

Uluslararası briç yasalarına göre ; bir oyuncu ortağına ve rakiplerine karşı her zaman saygılı olmalıdır . Başka bir oyuncuyu rahatsız edecek veya zor durumda bırakacak veya oyun zevkini kaçıracak herhangi bir hareketten kaçınmalıdır .


Briç adabını bozma sayılanlar ; (a) Aynı konuşmalar için değişik terimler , farklı izahatlar kullanmak (b) Tamamlanmamış bir lövede kazanılacağını veya kaybedileceğini belirtmek (c) Sadece sorulduğu zaman cevaplandırılması gereken bir bilgiyi sorulmadan vermek (d) Diğer oyuncuları tedirgin etmek için arttırma konuşmasını veya oynamaktaki tempoyu değiştirmek (e) Turun tamamlandığı bildirilmeden nedeni olmaksızın yerinden kalkmak (f) Oyuncunun kendini oyuna vermeyip deklareleri defalarca sorumlamak (g) Sıra kendisine gelmeden çıkış veya oynama kartı hazırlamak (h) Oynanmış kartları düzensiz şekilde yerleştirmek , oyun sonu gelmeden kartları karıştırmak (h) Diğer oyuncuları tedirgin ederek oyunda gecikmeler yaratmak (ı) Direktörü yakışıksız bir şekilde davet etmek !

En sevdiğim turnuvalardan birisi olan “ Senyör “ ve “ Bayanlar “ , bu sene 23 – 24 Kasımda İstanbul’da yapıldı . Bayanlar da 56 çift , Senyörler de 29 çift yarıştılar .

Bayanlar turnuvasında ;

1- Güler Vahapoğlu (Ank) – Serap Kuranoğlu (Ank)

2- Aytuğ Özaltın (Ank) – Eser Peköz (İst) ,

3- Nur Kumkale (Bursa) – Başak Kütük (Ank) oldular.

Senyörler turnuvasında ;

1- Faik Falay (İzm) - Aydın Gürsel (İst)

2- Şakir Sarımsakçı (İst) – Burhanettin Koca (İst)

3- Erol İlmez (İst) – Ali Tüzüner (İst)
09.Aralık.2012

NEVZAT AYDOĞDU HOŞGELDİN

11 Kasımda Türkiye briç federasyonu yeni başkanı ve yönetim kurulu üyeleri seçildi . 1961 Trabzon doğumlu Op.Dr.Nevzat Aydoğdu yeni Federasyon başkanımız oldu .



Yönetim kurulu üyeleri ;

Ahmet ÇELİK ; Yeniçağ gazetesi ve Moda di Centone mağaza sahibi

Ali Beyazıt TÜNAY ; Bodrum Yalıkavak briç ihtisas spor kulübü kurucusu

Ayşegül BOR ; ODTÜ mezunu , İzmir Büyükşehir planlama müdürlüğünde çalıştı ,

Dündar ÇİFTÇİOĞLU ; Kimya y.müh. Henkel Tk.Gen.Md.yard. çalıştı

Ercan KOÇAL ; Bakü kimya böl.mezunu , Zonguldakta dershane yöneticisi

Faik FALAY ; ODTÜ , Yaşar holding’de çalıştı , Cumhuriyet gazetesi köşe yazarı

Haldun VAHABOĞLU ; Ankara tıp fakültesi mezunu , Patoloji uzmanı

Koray SELÇUK ; Profilo Holding’de yönetici , İBSK kurucu başkanı

Mahir TANER ; İskenderun tic.ve san.odası meclis üyesi

M.Şerif CAMCI ; Diyarbakır B.Ş.Belediye sosyoekonomik başkan danışmanı

Sevil AKIN ; Amerika Minneapolis mezunu ,

Tevfik GÜRKAN ; Mersin briç kulübü kurucusu ve başkanı

Yaşar SEZER ; Samsun çağdaş yaşamı destekleme derneği şube başkanı

Zafer ŞENGÜLER ; Angora briç kulübü yöneticisi , Bilkent üniv. briç dersi hocası ,


Disiplin kurulu üyeleri

Aziz MERSİN , Serbest avukat , Köyceğiz briç kulübü kurucusu , disiplin kurulu üyesi

Fatih KAPAN ;Asliye ceza hakimi

Fikret AYDOĞDU ; Üst düzey emniyet müdürü , teftiş dairesi polis baş müfettişi

Turan ÇELİK ; Serbest avukat

Zeki POLAT ; Ağırceza mahkemesi başkanlığı yaptı , şimdi serbest avukat


Denetim kurulu üyeleri

Esra Deniz TARHAN ; Bütçe raporlama uzmanı , FED training’ten bankazı

Hikmet DÖRTKAŞ ; ABSK başkanı , briç il hakemi , 1. Derece antrönör - eğitimci
25.Kasım.2012

ÜSTE KONUŞMA - OVERCALL

Rakipler oyunu açtıkları zaman briçte üste konuşma – overcall dediğimiz önemli bir tarz vardır . Örnek ; sağ tarafınız 1 trefl açtı , 1 karo – 1 kör – 1 pik demenizle , sağınız 1 pik açtı , 2 trefl – 2 karo – 2 kör demeniz arasında önemli bir fark olmalıdır . Üste konuşma yolu 3 türdür ;


a- Bu el bize ait olabilir biz oynar mıyız ?

b- Bu elde biz oynamayız ama atak bu renk olsa iyi olur !

c- Rakibi bir üst seviyeye çıkartalım !

Örnek ; Rakip 1 pik oyun açtı

AJx AQ10xx Qxxx x > (a) Bu el bize ait olabilir , > 2 kör denmeli

Jxxx xx KQ10xxx x > (b) Bu elde biz oynamayız ama atak bu olsun > 2 karo

Rakip 1 kör açtı pas dediniz 2 kör dendi pas geçilerek size geldi

Q10xxx Jxx Q10xx x > (c) Rakibi bir üst seviyeye çıkartalım > 2 pik !

Bu tür elde 1 köre 1 pik denmeyip 2 kör pas – pas geçilince 2 pik denirse ortak sende puan olduğunun farkındayım bende bir şey yok ama onları 3 seviyesine çıkartalım demektir. Ortağımızın 3 kör denirse , 3 pik demesi çok az nedenle olmalıdır !

2 seviyesinde bir minör söylemenin de belli stilleri olması gerekir . 2 seviyesinde minör konuşmak için belli bir puan olması yanı sıra minörün belli kalitede olması da gereklidir . Bu kaliteyi belirlemek için minörlerde AKQJ10 markalara 2 , 987…32 markalara da 1 vererek kaliteyi belirleyin , 2 seviyesinde konuşmak için 8 , 3 seviyesinde konuşmak için 9 olmalıdır . Örnek ; KQ862 > 22111 > 7 olduğuna göre 13 puanınız olsa bile sağınız 1 majör açtığı zaman 2 minör demeniz yanlıştır , ceza gelebilir , en kötü kalitesinin KQ1062 > 22211 > 8 olması doğrudur . Solunuz 1 pik, ortak pas , sağınız 2 pik dedi , elinizde 14 puan var karonuz KQ1062 , 3 karo da diyemezsiniz KQ10862 (222111=9) veya en kötü AKQ102 (22221=9) olmalıdır .

Bir seviyesinde konuşmak ise genelde ortağa belli bir bilgi verme yoludur . El size ait olabileceği gibi , atak göstermek için de , baraj yapılır mı demekte olabilir .
11.Kasım.2012

MİLLİ TAKIM ÇALIŞMASI - 2

Son yazımda milli takım çalışma sistemini göstermiştim , senyör grubu olarak bu çalışmayı hem Dublin hem de Lille için yaptım . Bizim verdiğimiz puanları söylemiş olduğum 19 alana dağıttım , en çok verdiğimiz puanlar ;
1. Zon kaçırma / yanlış zon oynama

2. Oyun hatası

3. Defans hatası

4. Şilem sekansı hatası

5. Eli abartmak

6. Kötü kontr atmak çıktı !

Maçlarda benim uygulatmaya çalıştığım sistem bord başına verilen puanlardır . Maçlarda 16 bord oynanıyor , verilen puan toplamını bord sayısına bölünce ortalama bord başına verilenler ortaya çıkar . Maçta 16 p verince 1p / bord olur ve bu oldukça iyi bir maçtır , 24 – 31 p arası verildiği zaman 1,5 – 1,9 p / bord olur ve bu vasat bir oyundur . bord başına 32 – 40 p verildiğinde 2 – 2,5 p / bord olur ve kötü bir maç , 41 ve daha fazla p verildiğin de bu çok kötü bir maç olur . Mesela Endonezya’ya 18 – 12 kaybettik ama bu bence iyi bir maçtı çünkü 7 - 19 puan bitti , 19 verdik ve bu kötü bir maç değildi , Brezilyayı 16 – 14 yendik ama bu kötü bir maçtı çünkü 55 – 52 puan ile bitti . 52 verilmesi oldukça sorunlu bir maçtı . Brezilya maçında iki tarafta iki şileme gitti ve battı , bir bordda 4 köre pas dendi halbuki bize 4 pik vardı öbür taraf 4 pik dedi 5 köre çıkıp batıldı , iki tane de partskorda kalındı rakip zon söyledi ve oldu böylece toplam 52 puan kaybedildi . Alınan puanlardan birisi rakibin bulamadığı şilemi bulmaktı , ikisi partskorlarda doğru kontratı bulmak , birisi olan bir 4 piki batırmaktı , birisinde de olan bir 3 SA yerine rakibin 5 minöre gidip batmasıydı , sonuçta 16 – 14 yendik ama en çok puan kaybı olan bir maçtı . Söylemek istediğim bu sistemi milli partnerler inceleyip çalışsınlar , milli olmayan briç takım oyuncuları da kendilerinin gelişmesi yapmalıdırlar !
28.Ekim.2012

MİLLİ TAKIM ÇALIŞMASI - 1

2000 yılında Türkiye bayan milli takımının kaptanıydım , Hollanda - Maastricht’te dünya şampiyonasına katılacağız , çalışmalar yapıyorduk . Federasyon o yıl Amerika’dan bir hoca getirtti , bayan Kate Mac Callum . Kate , bir süre bizleri çalıştırdı sonra birlikte bir toplantı yaptık , bana Amerikalı millilerin çalışmalarında bir metot olduğunu bunu Türkiye’de de uygulamanın faydalı olacağını söyledi . Bu metot partnerlerin yanlışlarını bir sisteme kaydetmekti . Bu sistemle bir süre sonra partnerlerin hangisinin en çok ne yanlış yaptığının detayını çıkarmak ve onların bu alanlarının düzelmesini sağlamaktır demişti . Sistemde 19 alan vardı ve yapılan yanlış ile verilen puanı bu alanlardan birisine yerleştirmekti . Bu 19 alan şunlardı ;


Eli abartmak – Eli aşağı konuşmak –

El değerlendirme / atak hatası – Şilem sekansı hatası –

Kötü kontr atmak – kontr atmamak – sistem sorunu

Yanlış zaman preemptifi – Kötü baraj yapmak –

Oyun hatası – defans hatası – Yanlış partskor oynamak –

5 seviyesinde kompetisyon – sebest sekans arızası –

Kompetisyon kaybı – uyandırma – zon kaçırma / yanlış zon oynama –

Rakip becerisi – Şansızlık !
Çalışma bir süre yapılsın , verilen puanları bu alanlara yerleştirdikten sonra partnerlere bu çalışma verilsin , en çok kayıp edilen alanlar belli olunca onların bu alanı yeniden oluşturmaları sağlansın demişti . Bu sistemi ben senyör alanında epeydir uyguluyorum , gerek Dublin’de gerekse Lille’de oynanan bordlarda verilen puanları bu sistemde dağıttım . Benim en çok kaybettiğim alan oyun tekniği çıktı ! Rakibin yaptığı bazı ellerde ben kötü oynayıp batmışım . Biraz bunları incelemeye çalışıyorum , eskiden daha iyi oynardım , galiba yaşlandıkça oyun sistemi yavaş yavaş aşağı düşüyor ! Umarım federasyon bu sistemi inceler ve milli oyuncularımıza bu sistemi uygular ! O zaman daha yukarıda derece kazanabiliriz .
14.Ekim.2012

OLMAYANA ERGİ

Geçen yıl ki bir yazımda , yaşamım da İzmir’e geçme nedenimi sizlerle paylaşmıştım Belediyeyi ikna ederek İzmir’li ilkokul çocuklarına yaşamla ilgili önemli bir öğrenimi kazandırmak benim önem verdiğim bir projemdi . İzmir Büyükşehir Belediye de , Karşıyaka Belediye de sunumlarıma rağmen yakın dönemde karar veremedi belki ileride bu projeyi dikkate alırlar . Ben bu alanda ki öğrenim sistemini Hollanda’dan görmüş dostumla yaptığım görüşmelerde , gerekirse Türkiye’ye gelip son 30 yılda Hollanda çocukların nasıl geliştiğini kamu kurumuna anlatırım demişti . Aynı konuyu İngiltere’nin de çocuklarına uyguladığını öğrendim . Sonuçta İngiltere’den çocuklara MİNİBRİÇ adı altında düşünme sistemini geliştiren oyunu getirtip , Ergun Korkut abime Türkçeye tercümesini yaptırdım ve birkaç ilkokula 9 - 12 yaş çocuklarımıza bu oyunu uygulamamızı önerdim . Geçen hafta Karşıyaka’da bir ilkokulu ile yaptığım görüşmelerde dedim ki ;


“ Yaşamda doğru karar verme yolu önemlidir , Türkiye’de karar çoğunlukla duygularla harekete geçer ve duygu isteği yönünde karar verilir , halbuki doğru karar vermenin yönü “Olmayana Ergi “metodu olmalıdır. Bu metod , doğru karara varmak için önce olumsuz sonuçları incelemek ve onları çözdükten sonra karar mekanizmasına geçmek yöntemidir. Minibriç bir oyun olmasına rağmen çocukların karar verme mekanizmasını geliştiren bir yöntem olacaktır . “

Çok üzgünüm , çocuklar bu oyunla ilgilenmediler , bu sözlerimi ailelere verebilseydim belki onlar ilgilenirdi ! Sonunda bir ilkokulda MİNİBRİÇ’i öğretmeye gideceğim . 9 yaşındaki 4. Yıl çocuklarıyla başlayacağım , bu gruba 4 yıl eğitim vermeye çalışacağım , bakalım düşünme sistemleri gelişecek mi ? Eğer başarılı olabilirsem Türkiye’nin gelecek dönemlerine daha faydalı çocukları üretebileceğim .

Briçte de üst düzey oynamak isteyenler bu yöntemi incelesin , karar mekanizmasında önce olumsuz olanları keşfetsinler , nasıl oynamaları gerektiğine ondan sonra karar versinler . Bunu yapabilirlerse doğru karar vermeleri artacaktır !
30.Eylül.2012

SEVGİLİ SALVODOR ASSAEL

1970 li yılların sonuydu , kardeşim Fikri bana “ abi bir partnerim var epey iyi bir oyuncu” dedi , dur bir bakayım kimmiş bu dedim , kardeşim 1952 li , briçte partneri olan 1954 lü Salvo idi ! Baktım Salvo çok keyifli bir oyuncuydu , ama bana göre çok özel bir becerisi vardı , inanılmaz bir beyin hafızası , oynanan elleri kardeşim hatırlayamıyor ama Salvo markalara kadar sayabiliyordu , muazzam bir hafıza yeteneği vardı . Salvo’yu benim yakın briççi dostum , Türkiye ve Avrupa satranç şampiyonu İlhan Onat ağabeyim kısa süre sonra devraldı , Salvo onunla birlikte çok kısa bir sürede hemen yükseldi . 1980 li yıllarda Salvo hemen o kadar yükseldi ki Nafiz bir süre içinde Salvo’yu sahiplendi , briç partneri oldular . 1980 yılları sonundan itibaren Türkiye’nin en üst düzeyi Salvo – Nafiz’in oldu . Briççiler arasında sevilenler – sevilemeyenler olmasına rağmen Salvo herkesin sevdiği bir kişi idi . İzmir’e geldiğimde Salvo ile çok keyifli yemekler , sohbetler , briç tartışmaları , bazen özel bir turnuvada oynamak bazen de rakip olmayı yaşardım . Salvo’nun anormal şişmanlaması aramızda laf haline geliyordu , ben , briçte de - kiloda da benden çok yukarıdasın Salvo diyordum , kilo da zayıflamaya çalışıyorum diyordu gülüşüyorduk . Fransa’da ki 2. Dünya akıl oyunlarına gitmekten önceki gece Mehmet Çopur’u aradı ben oradaydım iyi yolculuk güzel bir derece getirin , ben de mix takımlara geleceğim görüşürüz dedi . Fransa – Lille de Perşembe günü elendik , akşam yemek ve dolaşma yaparken yolda Salvo’yu gördüm gelmişti , yanağını okşadım iyi kilo vermişsin , devam dedim , 14 kilo oldu devam ediyorum dedi . ertesi gün Cuma sabahı Salvo’nun kalp krızi ile vefat haberi geldi . Bu , briç camiasına çok üzüntü veren bir olay , Türkiye’nin 1 numarasını kaybettik .

Benim inancım , insanın ölmesi toplumda isminin unutulmasıyla olur , yani Salvo ölmedi , ruhu bedenini bırakıp dünyamızı terk etti ama Salvo yaşıyor , briç dünyamızda Salvo’yu anacak pek çok düzen yapılacağına inanıyorum .

Allah rahmet eylesin Salvo’cum , gittiğin yerde keyifli yaşa !!

16.Eylül.2012

MANTIK OLİMPİYATLARI GELECEK Mİ ?

Olimpiyatlar, dört yılda bir yapılan geniş kapsamlı bir spor organizasyonudur. Dünya çapında sporcu, gazeteci, televizyoncu, spor adamı ve seyircilerin katılımı ile gerçekleştirilen olimpiyatlar , insanlar ve ülkeler arası barışın sağlanabilmesini amaçlamaktadır . Bunla ilgili benim Dublin’de sohbet ettiğim Michael Gazoufalis isimli Yunan dostum , biz Yunanlar Türkleri severiz , pek çok alanda yaşamımız benzerdir ülke yönetimleri Türkiye’yi sevmememizi , Türkiye’nin bize düşman olduğunu söylerler ama biz “halk” bunu kabul etmeyiz , bizi bir türlü söylediklerine ikna edemezler demişti ! Bence ülkeler arası oyunlar bu açıdan çok önemli bir alandır !


Dünyada birkaç olimpiyatlar uygulanıyor , 1896 yılından itibaren yaz olimpiyatları , 1924 yılından itibaren kış olimpiyatları , 2010 dan itibaren gençlik olimpiyatları başlamıştı . Mantık olimpiyatları daha tam oturtulamadı sanırım önümüzdeki yıllarda bu alan da ülkelerce daha önemli olarak kabul edilecektir. Çin Beijing’de 2008 yılında IMSA ( Internationel mind sports Association ) ilk mantık olimpiyatlarını yaptı , bu yarışma 5 branşta yapıldı ,

1- Briç

2- Satranç

3- Droughts

4- Go

5- Çin satrancı

Bu yıl ki yarışma , olimpiyatlar olarak değil 2. Dünya zihin yarışması adıyla Fransa – Lille kentinde yapıldı .

Bu zihin yarışması geçtiğimiz hafta sonuçlandı . Açıklar – Bayanlar – senyörler olarak yapılan üç ana branşta turnuvaya Türkiye olarak da katıldık . Kazananlar şöyle



AÇIK TAKIMLAR       BAYANLAR       SENYÖRLER

1- İsveç                        1- İngiltere             1- Macaristan

2- Polonya                    2- Rusya               2- ABD

3- Monako                   3- Polonya             3- Fransa

02.Eylül.2012

DÜNYA 2. ZİHİN OLİMPİYATLARI

2008 yılında dünya zihin olimpiyatları Çin’de yapılmıştı . Bu yıl zihin sporu yarışmaları değişik ülkelere dağıtıldı , briç 10 ağustosta Fransa – Lille başladı , katılım şöyle !




Senyörlerde ; Avrupa’dan 15 , Kuzey Amerika’dan 2, Orta – Güney Amerika’dan 3 , Asya’dan 7 , Güney Pasifik’ten 2 , Afrika’dan 5 , toplam 34 ülke katılıyor .

Belçika , Danimarka , İngiltere , Fransa , Almanya , Macaristan , İrlanda , İsrail , İtalya , Hollanda , Polonya , İskoçya , İspanya , İsveç , Türkiye , Kanada , ABD Arjantin , Brezilya , Guadalup , Hindistan , Pakistan , Çin Hong Kong , Çin Taipei , Endonezya , Japonya , Singapur , Avustralya , Yeni Zelenda , Mısır , Kenya , Fas , Reunion , Güney Afrika



Bayanlarda ; Avrupa’dan 18 , Kuzey Amerika’dan 3, Orta – Güney Amerika’dan 6 , Asya’dan 10 , Güney Pasifik’ten 2 , Afrika’dan 5 , toplam 44 ülke katılıyor .

Avusturya , Danimarka , İngiltere , Fransa , Almanya , İrlanda , İsrail , İtalya , Lebanon , Hollanda , Norveç , Polonya , Rusya , San Marino , İskoçya , İspanya , İsveç , Türkiye , Kanada , Meksika , ABD , Arjantin , Brezilya , Şili , Venezuela Guadalup , Trinidad , Hindistan , Jordan , Pakistan , Filistin , Çin , Çin Hong Kong , Çin Taipei , Endonezya , Japonya , Philippines , Avustralya , Yeni Zelenda , Mısır , Kenya , Fas , Reunion , Güney Afrika



Açıklarda ; Avrupa’dan 32 , Kuzey Amerika’dan 3, Orta – Güney Amerika’dan 8 , Asya’dan 12 , Güney Pasifik’ten 2 , Afrika’dan 6 , toplam 63 ülke katılıyor .

Avusturya , Belçika , Bosna , Danimarka , İngiltere , Estonya , Finlandiya , Fransa , Almanya , Yunanistan , İzlanda , İrlanda , İsrail , İtalya , Letonya , Lebanon , Lüksemburg , Monako , Hollanda , Norveç , Polonya , Portekiz , Romanya , Rusya , San Marino , İskoçya , Slovakya , İspanya , İsveç , İsviçre , Türkiye , Ukrayna , Kanada , Meksika , ABD , Arjantin , Brezilya , Şili , Venezuela , Bermuda , Kosta Rika Guadalup , Trinidad , Bengladeş , Hindistan , Jordan , Pakistan , Suudi Arabistan , Çin Çin Hong Kong , Çin Taipei , Kore , Japonya , Singapur , Tayland , Avustralya , Yeni Zelenda , Botswana , Mısır , Kenya , Fas , Reunion , Güney Afrika

19.Ağustos.2012

AVRUPA ŞAMPİYONASINDAN

Briçte kazanmanın en önemli yolu doğru defans yapabilmektir. Kayıp elleri rakiplerde genelde verebilirler , örneğin 4 Kör oynuyorsunuz kör 4-1 dağılmış , siz battınız , ama rakipte batacaktır. Sorun , rakip 3 SA oynarsa gelir !! 3 SA oluyorsa bu elde 10 p kaybedersiniz ki bu maç açısından önemli bir eldir.




Bir örnekle bakalım , İtalya ile oynuyoruz bord 1 de benim elim N



S: KJ92     ortağım S‘ın eli ise     S: 875

H: A97                                       H: K10542

D: J96                                        D: A10

C: 943                                       C: AKJ



ortak 1SA açtı ben majör sormadan 2SA davet ettim , ortak 3 kör ile beşli körünü gösterdi ben 4333 olduğum için 3SA dedim ! Pik atak geldi ve oyun +2 yapıldı . Öbür masada rakip 1 kör açmış körler 5-3 olduğu için , 3SA oynanmayıp 4 kör oynanmış ve oyun olmuş biz +1 p kazandık . Ancak oyun batardı !! Bizim takımın W eli



S: AQ1043      ortağının E eli ise       S: 6

H: 3                                                 H: QJ86

D: 87543                                         D: KQ2

C: 105                                             C: Q8762



Trefl 10 atak olunca oyun yapılmış , eğer karo atak olsaydı , kör 4-1 olunca , kör durdurulur , pik oynanır , pike çakılır ve karo alınarak oyun batırılırdı ! Pik as , pik atak yapılsa da çakılır ve hemen karo K oynanır ve oyun yine batırılırdı ! Şimdi bu tür ellerde eğer rakip oynadığı zon deklarede batarsa takıma oldukça iyi bir skor gelecektir. Genelde briçte en önemli yer doğru kontratı oynayabilmek , yanlış kontratta olanları da batırabilmektir !

05.Ağustos.2912

MEHTER MARŞI – 1

Bu seneki Avrupa şampiyonasında senyör turnuvasındaki oyunlarımız ilginçti ! İlk 8 maçta kötü oynadık , bu sekiz maçımızın üçü ilk altıya giren kuvvetli takımlarla oldu kalan beşi orta veya zayıf ekiplerle idi , orta ekiplerden İsveç’i az farkla yendik geri kalan hepsini kaybettik . Son on maç ise hemen hepsi kuvvetli ekiplerdi , hepsini yendik , 1. olan Fransa son on maçta 185 p toplarken biz 189 p topladık . Almanya açık ara 1. İdi , farklı yendik aşağılara düştü ve son zamanlarda ilk altıya girebildi . Neden ilk 8 maçta iyi oynayamadık da son 10 maçta herkesi yenebildik ? Bence kültürümüzde ilginç bir yanlışlık var . Bu konu bence yalnız briçte değil hemen her alanda , zayıf olduğu düşünülen kişilere karşı kendimizi abartıyoruz , biz bunları hallederiz diyerek , olması gerekenden yukarıda iş yapmaya çabalıyoruz , hesap tutmuyor . Güçlü guruplara karşı, bunlar kuvvetli , bizim yanlışımızı bulup bizi hallederler diyerek abartmayı kullanmıyoruz , sağlam olmayı seçiyoruz , işte o zaman genelde başarılı olabiliyoruz ! Bu yaşamımız yalnız briçte değil diğer alanlarda da geçerlidir ve iki ileri bir geri olarak mehter marşı gibi kültürümüze yazılmıştır !




Bir de heyecan kavramı geçerli ! İlk maçlarda heyecanlı idik ve iyi sonuçlar hayalimizdeydi , iyi sonuçlar sonunda Endonezya – Bali’yi konuşuyorduk ! Oraya gidebilen Türk briççileri olmayı varsayıyor ve 2013 yılındaki düzenimizi aramızda konuşuyorduk . Heyecan, maçlarda bize olumsuzluklar yaratmaya başlayınca bunu telafi etmek için kaybımızı çıkarmaya çalıştık daha fazla kaybetmeye başladık ! Bir süre sonra Endonezya hayalimizden çıktı , heyecan kavramı bitti , artık her eli natürel oynamaya başladık ve başarı o zaman tekrar bize döndü. Ne kadar kazanabilsek bile ilk altıya girilemeyeceği ortaya çıkmıştı o zaman iyi briç oynamak , elimizden geleni iyi olarak yapabilmek ön plana geçti. İşte o zaman rakipleri yenmek , başarılı oynamak , doğru kararlar vermek , en az hata oranına dönebilmek hedefimiz oldu . Bu da işte son on maçın başarılı olmasını sağladı . Gelecek dönemlerde bu düzenimizi değiştirebilir miyiz bilemiyorum ama briç oynayan gençler ; bu kavramları düşünsün ve ülkeler arası başarılı olmaya bu kavramlarla çaba göstermeleri dileğim !

22.Temmuz.2012

BAYANLAR AVRUPA 3.

Avrupa şampiyonasında açık takımlarda : Monaco 1. , Hollanda 2. , İtalya 3. biz 16. bayanlarda : İngiltere 1. , Fransa 2. , Türkiye 3. , senyörlerde : Fransa 1. , Polonya 2.  İskoçya 3. Biz 13. olduk . Venice Bowl Dünya şampiyonasına Avrupa’dan katılacak 6 takım içinde ilk defa Türkiye bayanlar oluyor ? Gelecek haftalar da sizlere Avrupa şampiyonasını anlatacağım . Bu gün size 2011 yılındaki Bermuda Bowl ile ilgili bir şey anlatmak istiyorum. Bu briç sonucu açısından önemli onun için paylaşayım istedim .

Bermuda Bowl’a Avrupa’dan altı takım katılır ve toplam 22 takım Dünya şampiyonası oynar. 22 takım birbirleriyle maç yaparlar sonuçta en yüksek puan toplayabilen takım 1. olur . 40. Bermuda Bowl 2011 yılında Eindhoven’de yapıldı ve 20. Tur yani bitişten bir tur önce Fransa 361 p ile 1.  , Polonya 357 p ile 2. Danimarka 356,5 ile 3. USA 356 ile 4. Durumdaydı . Fransa Yeni Zeland ile oynarken Polonya Japonya ile oynuyordu , sonunda Polonya alınabilecek en yüksek rakam 25 aldı ve 382 p oldu . Fransa şampiyon olabilmesi için en az 22 almak zorundaydı . Son 3 borda gelindiğinde Fransa öndeydi ama 22 p alması oldukça zordu , son iki bordda 9 ve 4 aldı ama hala 10 p kadar gerekliydi ! Son bord da Kuzey – Güney olarak Yeni Zeland’a , Kuzey olarak 1 trefl açtı , Güney’in S x - H AKxxx – D Qxxx – C 10xx bir eli vardı. Bir kör dedi ortağı 2SA ile 18-19 p gösterdi zon oynanacaktı , 3C ile kör sayısı soruldu 3D ile ikili dendi . Şimdi Güney 3SA mu 4 kör mü karar vermek zorundaydı !  4 kör kararı verdi Fransa Kuzey – Güney iken 3SA kararı verdi ! Kör dağılımı 5-1 olduğu için tek batan Yeni Zeland’a oldu ve Fransa 10 puan alarak 22-8 kazandı ve Polonya’yı bir sayı ile geçerek 383 ile Dünya şampiyonu oldu ! Şampiyona böyle bir yarışma , sizin karar mekanizmanızla , rakibin karar mekanizması yarışıyor , kim daha doğru kararı yakalarsa puan kazanıyor. Yeni Zeland’a 3SA oynasa veya zon değil partskor oynamaya karar verse Fransa şampiyon olamayacaktı. Yanlış karar sonucu Fransa rakiplerinden bir üste çıkmayı başardı.
Dileğim bayanlarımız Endonezya’da da Dublin’de ki gibi oynarlar !
08.Temmuz.2012